Türk Ocakları Genel Merkezi’nin öncülüğünde düzenlenen “Vatansever Türk Aydınları Bildirisi” imza kampanyası sonuçlandırıldı. Başta Türkiye Kamu-Sen ve Türk Dünyası Birlik Platformu olmak üzere pek çok sivil toplum kuruluşunun da destek verdiği imza kampanyasına 2577 Akademisyen ve 1178 STK temsilcisi destek verdi. Bildiri ve imzalar düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna ilan edildi.

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin öncülüğünde düzenlenen “Vatansever Türk Aydınları Bildirisi”ne Türk Dünyası Birlik Platformu Genel Sekreterimiz Ahmet Alkan ve Genel Koordinatörümüz Halit Gökalp Küçük, platformumuz adına imza verdiler.

Ankara Meyra Palace Hotel’de düzenlenen basın toplantısında Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türk Ocakları Genel Merkez yöneticileri ve akademisyenler katıldı. Basının özel ilgi gösterdiği toplantıda ilk konuşmayı Genel Başkan Prof. Dr. Mehmet Öz yaptı. Ardından Merkez Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur bildiriyi kamuoyu ile paylaştı.

PKK TERÖRÜ ÇÖZÜM SÜRECİNDE ŞIMARTILDI 

“Türk milleti ve devleti, tarihimizdeki en ağır saldırılardan biriyle yüz yüze. Türk milletinin birliğini ve Türk devletinin bekasını yürekten savunanların, çözülmeye yol açacağını ikaz ve ihtar ettiği “Çözüm Süreci” boyunca şımartılan PKK terör örgütü, şehir ve mahallelerimizi işgale teşebbüs cüretini göstererek milli varlık ve birliğimize açıkça meydan okuyor. Gün geçmiyor ki, Anadolu’daki sıvasız evlere şehadet haberlerinin ateşi düşmesin. Milletçe her gün kurşunlanıyor, her gün katlediliyoruz. Ancak saldırılar yalnızca güvenlik güçlerimizin, masum vatandaşlarımızın tertemiz sinelerini hedef almıyor.

AKADEMİK UNVANLAR İDEOLOJİK KİNİN PARAVANI OLDU

Eli kanlı canileri daha da coşturmak için seferber edilen propaganda çarkı, yalanlarını pervasızca kusuyor. Akademik unvanlarını Türk milleti ve devletine duydukları ideolojik kinin paravanı haline getiren kesimlerin yayınladığı örgüt bildirisi, bu taarruzun daha da hız kazanarak devam edeceğini gösteriyor. İçinde tek doğru cümle bulunmayan iftira manifestosu, üniversite tarihimize sürülmüş kapkaranlık bir lekedir. Bu zevat arasında yer alan bazı kişilerin daha düne kadar, “çözüm sürecin”nde devleti yönetenlerin aklına danıştıkları kişiler oluşu da bir ibret vesikası olarak tarihe geçecektir. “Barış” gibi ilkeleri, terörü mazur ve meşru göstermek arzusuyla kirli namlulara sürenler, öncelikle insanlığın ulvi değerlerini katlediyorlar.

TERÖRLE MÜCADELEYİ DESTEKLİYORUZ

Türk aydınları olarak terör örgütü ve işbirlikçilerinin hain saldırılarını lanetliyor, bölge halkının refah ve huzurunu temin ile Türkiyemizin birlik-beraberliğini korumak için hukukun çizdiği çerçevede azami hassasiyetle yürütülen mücadeleyi desteklediğimizi ilan ediyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki, teröre karşı milletçe yürek yüreğe sergileyeceğimiz güçlü dayanışma, ufkumuzda biriken kara bulutları dağıtmaya yetecektir. Cenab-ı Allah’ın izniyle bu ateş çemberinin de parçalandığını göreceğiz. Yeter ki devletimizi yönetenler, ihanet pusularında mücadele azimlerini yitirmesin, bir daha asla, terör örgütü ve uzantılarıyla bir çözüm arayışına girmesinler.

Program basın mensupları ile yapılan sohbetin ardından sona erdi ve ikram yapıldı.