Turan Araştırmaları Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk Dünyasının Meselelerine Genel Bir Bakış’ konulu çalışma toplantısı, 25 Haziran 2014 tarihinde, Hilton Garden Inn Oteli Büyükada Salonunda, saat 13.30 ile 18.00 arasında icra edildi. Toplantıya platformumuzu temsilen Genel Koordinatörümüz Dr. Halit Gökalp Küçük katılmıştır.

Saygı duruşunu müteakip, önce İstiklal Marşı ardından Türkmen Milli Marşı okundu. Konferansın açılış konuşmasını Turan Araştırmaları Derneği Başkanı Av. Hasan Basri Pehlivan yaptı. Türk Dünyasının Meselelerine Genel Bir Bakış Çalışma Toplantısında konuşmacı Doç. Dr. İlyasTopsakal’dı.
Doç. Dr. İlyas Topsakal,  “Türk dünyası terimiyle kastedilen coğrafya, Türklerin başlangıçtan günümüze yaşadıkları yerleri, etkiledikleri alanları ifade eder. Türkler tarih boyunca emperyal olmayı tercih etmemişlerdir. Devlet yönetimine hakim olan Han sistemi, kendisini, ‘düzen kuran’ olarak tanımlamayı tercih eder; açları doyurmak, fakirleri bay kılmak, adil olmakla övünür. İslam öncesi Türklerin kızıl elması, Tanrı buyruğu ile cihanı adaletle yönetmektir. Türkler, Karahanlı Devleti ile İslamlaşırken o kutlu görev ‘İlay-ı Kelimetullah’ olarak yeniden kodlanıyor ve İslam’ın öncüsü olarak dünyada yeni bir medeniyetin öncüsü ve koruyucusu konumuna yükseliyor. İster İslam öncesinde ister İslam sonrasında, Türk devlet geleneğinde, bu sebeple asabiye ve buna bağlı bir taassup bulunmamaktadır.

Osmanlı, kuzeydeki bekçileri Kazan ve Sibir Hanlığı’nın yenilgileriyle artık dönülmez mağlubiyetler zincirine dahil olmuştur. Yaşadığımız mağlubiyetler  üzerine çok sözler söylendi, burada onlara değinecek değilim, ancak asıl mağlubiyet yenilgiyle beraber sosyal dokuların millet şuurunun parçalanması oldu. Bu sonuç şüphesiz bugün ve yarının ve nihai geleceğin en onulmaz yarası olacaktır.
İslam coğrafyasındaki sahip ve koruyucu güç olan Türklerin yenilgisiyle bütün Müslümanların esir edilmesi ve devletlerinden beri edilmesi, karakterlere de yansıdı.  Bu yansıma ki bugünkü – vahşi ve organize olmayan Müslüman – tanımını doğurdu. Bu tarihsel bir öneri; mutlaka sosyal ve psikolojik bir tanımlama da yapılabilir, bunu da o alanın uzmanları yapsın. Özelde Türk dünyasının içinde bulunduğu parçalanmışlık, böyle bir sürecin tarihteki izdüşümüdür.
Rus imparatorluğu üzerine yaşanılan Stalin dönemi aslında milletin hafızasını almıştır. Kuşaklar arası iletişimi sağlayan nesiller yok olmuş, geçmişe ait müktesebat geleceğe taşınamamıştır. Bunun neticesi olarak, Türkiye dahil bütün Türk coğrafyasında, birbirinden bağımsız ve kodları itibariyle artık farklılaşan nesiller ortaya çıkmıştır. İşte bu, net olarak görülmesi, bilinmesi gereken bir gerçekliktir.
Bu gerçekliği tespit eden birçok düşünür var, ayrı ayrı Türk ülkelerinde veya topluluklarında. Öyleyse farklı yetişen, aynı eğitim sistemine dahil olmayan, aynı dil ve alfabeyi kullanamayan bu insanlar nasıl bir araya gelecekler? Veya gelecekte dünyada birbirlerine nasıl destek ve katkı verecekler? Şüphesiz bu mesele geçmişte de ele alındı. Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura, Ahmet Caferoğlu, Zeki Velidi Togan, Ziya Gökalp bunlardan sadece aklıma gelen ilkler.
Bugünün Türk Milliyetçileri olarak üstümüze düşen vazife, romantik Milliyetçilikten veya romantik Turancılıktan bilimsel Milliyetçiliğe ve Turancılığa geçmektir.”  dedi.

Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın yaklaşık doksan dakikalık sunumunun ardından yarım saat çay molası verildi. Bu molanın ardından toplantının katkı ve soru cevap kısmına geçildi. Toplantının bu kısmı ise Dr. Muhsin Kadıoğlu tarafından yönetildi.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Topsakal’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türk Dünyasının Güncel Meseleleri” konulu oturumun ikinci bölümüne başkanlık yapan İ.T.Ü Öğretim Görevlisi Dr. Muhsin Kadıoğlu, modern dünyada toplantı yönetiminden kısaca söz ettikten sonra toplantıya katılan gençlere özellikle söz verdi. Katılımcıların “katkı”larını ve “soru”larını yöneten Dr. Kadıoğlu, zaman zaman kısa bilgiler aktardı.

GökalpKüçük-01072014Toplantıda söz hakkı alan Türk Dünyası Birlik Platformu Genel Koordinatörü Dr. Halit Gökalp Küçük: “Öncelikle bu toplantıyı gerçekleştiren Turan Araştırmaları derneği yönetimine minnettarlığımı sunarım, gerçekten çalışma toplantısı şekli olarak güzel düşünülmüş bir toplantı şekli oldu.
Türk Dünyası meselelerini tartışmaya açtığımız bu günde, benim düşüncem, iki mesele üzerine; bunlardan birincisi, Türk Dünyası ile ilgili plan, proje yaparken, sistem noktasında eksiğimiz olduğunu düşünüyorum. İşe başlarken son derece istekli başlıyoruz, güzel işler yapıyoruz lakin sonucu noktasında aynı şeyleri söyleyemeyiz yani bu güne kadar yapılan Türk Dünyası projelerinin sonuçları, nelerin başarıldığı, ne alanlarda eksik kalındığını irdelemiyoruz… Bunlardan dolayı da mesafe kat etme noktasında eksiğiz, Türk Dünyası noktasında bir çalışma planımız olmalı, Devletimiz çalışma planı oluşturmuyorsa, inşallah Türk milliyetçileri, Devletimizin başına gelerek bu planı oluşturmalıdırlar.
İkinci mesele ise Türk Dünyası yani Turan konusunda heyecanın azalması, heyecan eksikliğidir. Kendi aramızda çokça etkinlikler yapıyoruz. Lakin bu dış çevrelerde Türk Dünyası heyecanını görmek mümkün değil, özellikle gençler için Türk Dünyası heyecanı nasıl yakalanır ve arttırılır bunun üzerinde durmak gerekir…” dedi.