Uluslararası Hukuk Açısından Hazar Anlaşması

SSCB’nin dağılması ile Hazar Denizi’ne kıyısı olan devletler; Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, İran ve Rusya Hazar’ı paylaşma girişimlerinde bulunmuştur. Azerbaycan’ın 11 şehrinin, Kazakistan’ın 2 şehrinin ve Türkmenistan’ın da 1 şehrinin Hazar denizine kıyısı bulunmaktadır. Bu sebeple de ekonomik yararların yanında Türk nüfusu bakımından da Türk Cumhuriyetleri için önem arz etmektedir. Hazar, Türk dünyası açısından ayrı bir öneme de sahiptir. Bölge Türk dünyası coğrafyasını birleştirici bir konumdadır. Diğer bir değişle bağımsız Türk Cumhuriyetleri arasında köprü niteliği taşımaktadır. Yapılan birebir ve uluslararası anlaşmalar, ticari faaliyetler bunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla Hazar ve çevresi, Türk dünyası için tarihi, sosyal ve ekonomik alanlar bakımında öneme sahiptir. SSCB’nin dağılmasından sonra başlayan süreç 13 Ağustos 2018’de nihayete ermiştir. Kıyı devletlerinin verdiği bu hukuki mücadelenin Hazar’ın yapısı da düşünüldüğünde büyük bir titizlikle incelenmesi ve yorumlanması gerekmektedir. Raporumuz, kıyıdaş Türk Cumhuriyetlerinin uluslararası hukuk alanında ne gibi haklara sahip oldukları, Hazar’ın deniz statüsünde kabul edilerek uluslararası alanda kabul gören Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) bakımından mevcut anlaşma metniyle karşılaştırılması, Türk Cumhuriyetlerinin ve tarafların taleplerinin hukuki dayanaklarının ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp